OKSİJEN TÜPÜ - OKSİJEN TÜPÜ DOLUMU
AKCİĞER AGENEZİSİ, VE HİPOPLAZİSİ
İntrautein hayatta gelişmesi çok kompleks
oksijen tüpü olan akciğerin gelişim anomalilerine sık rastlanır. Agenelizli bir akciğer hiç gelişmemiştir. Alpazide parenkim yoktur, rudimenter bir bronş sistemi bulunur. Hipoplazide bir veya iki akciğerde gelişme anomalileri vardır. Semptom vermezler. Radyolojide volüm kaybı ve anomali bulunan bölgede havalanma olmaması tanıya götürür. Bronkoskopi ve bilgisayarlı tomografi tanıya yardımcı olur.
BRONKOPULMONER SEKESTRASYON
Sekertrasyon, fonksiyone etmeyen ve diğer akciğer kısımlarıyla ilişkisi olmayan akciğer bölümüne verilen isimdir. Alt lob posteriorda ve solda daha sıktır. Kan damarlarını direkt olarak inen aortadan alır. Bronş sistemi ile katılımı olabilir veya olmayabilir. Bronş sistemi ile katılımı varsa radyolojik olarak kistik, havalı, bazen hidroaerik seviye gösteren bir gölge verir. Rezorbe olmamış oksijen tüpü fiyatı pnömoni veya bronşektazi ile karışabilir. Ekkstralober veya intralober olabilir. Birincisinde ayrı bir plevrası olduğu halde, ikncisinde bu yoktur. Seskertrasyon çoğu kez semptom vermez ve tedavi gerektirmez. İnfekte olursa semptom verir ve rezeksiyonu gerekir, rezeksiyon öncesi aortagrafiyapılarak damar sisteminin belirlenmesi, cerrahi sırasında kanama komplikasyonunu önleyebilir.
BRONKOJENİK KİSTLER
Bronşkistleri akciğer gelişimi sırasında bronş ağacından gelişir. İnce
oksijen tüpü kiralama duvarlı,içi broş epiteli ile döşeli, müküs dolu boşluklardır. Radyolojik olarak keskin kenarlı, yuvarlak, içi sıvı dolu pulmoner bir nodül şeklinde görülür. Bronş kistleri çoğu kez semptom vermezler. İnfekte olduklarında yada yırtılarak trakea, akciğer, özofagus veya plevra boşluğuna açılırsa hemoptizi ve diğer rüptür semptomları gelişir oksijen tüpü dolumu. Üst mediyastende lokalize olan büyük kistler hava yolları ve büyük damarlara baskı yaparak semptomlara neden olabilir.
WILLIAMS CAMPBELL SENDROMU
Konjenital olrak segment bronşlarının distalinde kalan bronşlrın kıkırdakları yoktur. Kıkırdaksız bronşlar inspirasyonda balon gibi şişerken, ekspirasyonda sönerek atelektaziye neden olur ve bronşektazi gelişir.
TRAKEOBRONŞİYAL VE LOBER ANOMALİLER
En sık rastlanılan konjenital anomalilerdir. Üst lobun azigos
oksijen tüpü dolumu veniyle ikiye ayrılması azigos lobu ve alt loblardaki aksesuar loblara akciğer grafilerinde sıklıkla rastlanır. Ivemark sendromunda ise dalak yokluğu ile birlikte her iki akciğerde 3 lob vardır. Polysplenia sendromunda ise multipl üniform dalak ve her iki akciğerdeiki lob ve hiperarteryal bronkus görülür. Trakeobronşiyal dallanma anomalilerine oksijen tüpü bronkoskopi sırasında sık rastlanır. Bifürkasyonun üstünde ve altında ayrı bronş bulunması, üst lob bronşlarının 3 yerine 2 veya 4 segmente ayrılması sıktır.Moulier- Kohn sendromunda, intratorasik trakea ve büyük bronşlarda belirgin genişlemeler ve kartilajlar arasında uzanan çok sayıda divertiküller bulunur.Oksijen tüpü
PULMONER ARTER ANOMALİLERİ
Bunlar içinde en sık rastlananlar, doğuşta pulmoner arter
oksijen tüpleri yokluğu, pulmoner arter stenozu, sol pulmoner arterin sağdan çıkması ve sağ pulmoner aterin sol atrium’a açılmasıdır. Çoçukluk çağında geçirilen alt solunum yolu enfeksiyonlarına bağlı gelişen pulmoner arter hipolazisi sonucunda akciğer perfüzyonundaki azalma radyolojik olarak tek taraflı saydam akciğer görünümüne neden olur . Aynı bölgede bronş sistemi genellikle bronşektatik değişiklikler gösterir.